Kitap Yorum : Lanetliler Ormanı || Carrie Ryan - The Forest of Hands and Teeth Serisi (Lanetliler Ormanı Serisi) 1. Kitap



Kitap fuarında aldığım kitaplardan okumaya Lanetliler Ormanı ile başlamak istedim.Yaklaşık 1 günde bitti. Sonlarına doğru kendimi bitirmek için zorladım desem yalan olmaz. Kitabın sevmediğim izleniminden önce gelelim kitabın konusuna :




Lanetliler ormanın ortasında bir kasabada yaşayan Mary için hayat sadece yapması gereken sorumluluklardan oluşuyordu. Evlenip kendi çocuklarını doğurup , soyunun devamını sağlamak. Harry tarafından hasat festivaline davet edildiği gün pek seçeneği yoktu. Harry nin kardeşi Travis i seviyordu ama o Hasat Festivaline Marry nin en yakın arkadaşı Cass i davet etmişti.

Hayatında birçok zor seçimde bulunması gerekiyordu. Ya evlenecekti ya da Rahibe Kardeşliğine katılacaktı . Birçok sır saklayan kardeşliğe katıldığı zaman yaralanan Travis e yardımcı olması için görevlendirildiğinde aşk Marry için gelecekti.

Rahibelerin sırlarını keşfetmeye başlamışken hayatı Lanetlilerin telleri aşıp kasabaya saldırması ile değişecekti. Kasabada bir ölüm kalım savaşı verilecekti . Annesinin her zaman anlattığı hayallerindeki okyanusa ulaşmak için kendi hayatı ve sevdiklerinin hayatını tehlikeye atmak zorundaydı.


Çok spoiler vermeden kitabın özetini bu kadar ile sonlandırmak istiyorum.

Kitap hakkında sevmediklerim :

  • Yazar karakterlere dair neredeyse hiç betimlemede bulunmamış. Söyleyebileceğim neredeyse  sadece cinsiyetlerini biliyoruz .
  • Kitap hangi zaman aralığında geçiyor bir fikrimiz yok ; sadece salgın sonrası bir jenerasyon olduğu fikrini edindim.
  • Kitapta kullanılan sürekli lanetli kavramını okumaktan sonra içiniz sıkılabilir. Yazar lanetlinin ne olduğunu açıklama gereği duymamış ara ara verdiği bilgilerden özellikle kitap sonundaki Teşekkür bölümünden zombilerin etkisinde kaldığından zombi yerine lanetli diyerek yeni bir tür gibi dursa da bildiğimiz zombi. Hatta ara ara kendimi The Walking Dead i düşünürken buldum.
  • Karakterin annesi çocukluğundan beri okyanusu anlattığı için kızımız kitap boyunca okyanus diye sayıkladı ki bu da iç bunaltıcı bir diğer etken.
  • Baş karakterimiz Mary den deyim yerindeyse nefret ettim. Bencil , iç bunaltıcı , ne istediğini bilmeyen biri. 
  • Kitabın devamı olduğunu bilsem de sonundan hiç tatmin olmadım. Son 60 sayfayı bitsin artık diye zorladım.


Kitap hakkında sevdiklerim :

  • Kitaptaki erkek karakterleri çok sevdim kızın tamamen aksine düşünceli , gerçekten seven ve değer veren -aşk kitaplarında özellikle aradığımız gibi- tiplemeler idi.
  • Bazı bölümlerde yazar aksiyonu iyi yakalamıştı kendimi The Walking Dead de ki bir aksiyon sahnesinde bile hissedebildim.
  • Yazar aslında konuyu iyi yakalamış , bazı gizemli olaylar ile merak dozunu da iyi kullanmış olsa da betimleme konusunda eksik buldum.


Kitaptaki karakterlerin betimlemeleri bulunmadığı için neye benzediklerini bilemiyorum ama internette hazırlanmış bir liste bana gayet uygun geldi ve onu paylaşmak istiyorum.











Duygu Pınar

Phasellus facilisis convallis metus, ut imperdiet augue auctor nec. Duis at velit id augue lobortis porta. Sed varius, enim accumsan aliquam tincidunt, tortor urna vulputate quam, eget finibus urna est in augue.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder