Kitap Yorumu : Kızıl Yükseliş - Pierce Brown



Gelecekte, renk kodlarına göre sınıflara ayrılmış Toplum'un en alt sınıfını Kızıllar oluşturmaktadır. Diğer bütün Kızıllar gibi Darrow da, Mars'ı yeni nesiller için yaşanılır bir gezegen haline getirdikleri inancıyla günlerini madenlerde çalışarak geçirmektedir. Üstelik bunu severek ve isteyerek yapmakta, kanı ve teriyle çocuklarına daha iyi bir dünya bırakacağına inanmaktadır.

Ancak Kızıllar kandırılmıştır. Darrow, halkının yozlaşmış yönetici sınıfın kölesinden başka bir şey olmadığını keşfettiğinde adalet özlemi ve kaybettiği aşkının anısıyla hırslanır. İnsanlığın yeni nesil Altın hükümdarlarının güç için mücadele ettiği efsanevi Enstitü'ye sızmak için her şeyden vazgeçer. Hayatı ve medeniyetin geleceği pahasına en başarılı ve en vahşi Altınlarla rekabet etmek zorunda kalacak olan Darrow'un düşmanlarını yenmek için artık yapmayacağı şey yoktur… Bu, onlardan birine dönüşmek anlamına gelse bile.


Ben dünyaları ateşe verecek kıvılcımım. Ben zincirleri kıracak çekicim. Ben halkımın ve esaret içinde yaşayan herkesin umuduyum. Çünkü biliyorum ki insan kendini köleleştiren adaletsizlikle özgürleşemez.

Kitap daha önce Açlık Oyunlarında, Uyumsuzda okuduğumuz gibi kurulu düzene bir başkaldırıdan yola çıkıyor. Kızıl Yükseliş burada bir tık öne çıkıyor. 
Toplum renklere göre ayrılmıştır ve altınlar hiyerarşinin üst basamağını oluşturmaktadır. Kızıllar ise diğer tüm renkler için çalışıp, bir gün Mars yaşanılabilir hale getirene kadar canla başla, kötü yaşam koşullarında mücadele etmektedirler. Hayatları diğer gruplarla sürekli bir mücadele içerisinde geçerken, verilen tüm vaatlerin yalan olduğunu bilen kişiler bu mücadele için gizliden gizliye çalışmaktadır. Baş karakterimiz olan Darrow ise o madencilerden biri. Eşi Eo ile birlikte ailesi için çalışmaktadır ama bir gün, küçük bir kaçamak yaparlar ve ölümle cezalandırılırlar. Eo yasaklanmış Ölüm Şarkısını söyleyerek bir farkındalık yaratmak istemektedir. 
Oğlum, oğlum
Hatırla zincirleri
Altın yönetirken demir dizginleri
Biz kükredik ve kükredik
Kıvrandık ve haykırdık
Uğruna bize ait bir vadinin
Daha iyi bir hayat vaadinin

[Çok zekice yazılmış bir şarkı. Her şeyi o kadar güzel ifade ediyor ki... Yazar gözümde daha da büyüdü, okurken tüm şarkıyı.]


Vaatlerin yalan olduğunu bilen bir grup tarafından kurtarılan Darrow daha büyük bir amaç uğruna eğitilip, altınların aralarına sızıp, tüm kızılların özgürlüklerini kazanana kadar bu oyunun içinde mücadele etmek zorundadır. 


  • Darrow görevini benimseyen, harekete geçmekten sakınmayan, dürüst ve mükemmel bir başkarakter. 
  • Kitapta iyi ve kötüler arasında ince bir çizgi var. Beklemediğiniz insanlardan beklemediğiniz hamleler görmeye hazır olun.
  • Bazı sayfalar sizi gözyaşı akıtmamak için verdiğiniz mücadeleler ile sınayacak.
  • Aralarda verilen toplumun geçmişini okumak, ileride okuyacağınız şeyler için harika bir referans aslında. Küçük, ince noktalar dikkat ediniz ☺
  • Bir aşk üçgeni mevcut ama okurken çok eğlenemeyeceksiniz hatta hüzün duyabilirsiniz aman dikkat.
  • Katman katman bir evren içerisine giriyorsunuz. Distopya olmanın ötesinde sci-fi ve fantastik ögelerle bezeli.
  • Yazar ince ince her bir karakterin hikayesini işlemiş. Takdire şayan.
  • Sevro ♥ zamanla herkesin favori karakteri olacak :)
via bustle 



Bana "Açlık Oyunlarından daha fazla beğendim." dedirttirecek kadar iyiydi...

Kitabı elime ilk aldığım andan itibaren içim kıpır kıpırdı. Uzun zamandır heyecanla bekleyişim artık sona ermiş, kitabı ellerimde tutuyordum. Kitapla ilgili uzun uzadıya bir fikir edinmedim. Bana sürpriz olsun istiyordum.

Kitabın ilk kısımları -yaklaşık ilk üç bölüm- biraz durağan. Ben tekrar tekrar okumak zorunda kaldım. Kafam fazlasıyla doluydu ve yazar orada yeni bir dünya yaratmış. Kendi yarattığı diline dair farklı kelimeler mevcut. Önce bunlara alışamıyorsunuz. O dünyaya adapte olduktan sonrası ise çorap söküğü gibi geliyor. Zaten ilerledikçe daha da açılıyor kitap. Sürekli bir macera etkeni ile dur durak bilmeden sayfaları çevirme isteği yaratıyor. Kardeşim şahittir ki bazı yerlerde karakterlere sinirlenip, kitabı fırlatma aşamasına dahi gelmişliğim var. Okurken kendimi o dünyada hissettim. Bazı yerlerde gözüm doldu, yapılan esprilere karakterlerle beraber güldüm. Kitabın sonuna yaklaştıkça hem meraktan elimden bırakamıyor hem de hiç bitmesin, bittikten sonra da ne olur devamı çabuk gelsin istiyordum.



Evet Açlık Oyunları ilk göz ağrı, daha iyi derken bile sanki ona ihanet etmiş gibi hissediyorum ama pişman değilim. Okurken yazarı çok takdir ettim. Öylesine boş bir kitap değil. Araştırılarak yazılmış. Tasvirleri, karakterleri, yazım dili ve kurgusu ile yeni bir fenomen olmaya aday.


Seri üç kitaptan oluşuyor.
1-Kızıl Yükseliş
2-Golden Son (Altın Oğul)
3-Morning Star (Sabah Yıldızı) -Ocak 2016

Umarım seriyi yakalayabiliriz ve üçüncü kitabı eş zamanlı okuruz. Film haklarının alındığı da şaşırtıcı olmayan bir gerçek. Eğer kitaptaki atmosfer yakalanabilirse, Açlık Oyunları serisinden katbekat heyecan dolu bir film bizi bekliyor demektir.




Duygu Pınar

Phasellus facilisis convallis metus, ut imperdiet augue auctor nec. Duis at velit id augue lobortis porta. Sed varius, enim accumsan aliquam tincidunt, tortor urna vulputate quam, eget finibus urna est in augue.

6 yorum:

  1. Nuray Durmuş21 Nisan 2015 14:52

    Aynen bende kitaba başlarken, ilk 35, 40 sayfayı tam 3 kere okudum da anca anladım. Gerçekten sonra sayfalar akıp gitti :)

    YanıtlaSil
  2. Yorumundan sonra bende alıp okuyacağım ama işte seri olması ve seri araları açılır korkusuyla erteliyorum ama sanırım alsam iyi olacak :))

    YanıtlaSil
  3. Bu Pegasus canım :) o kadar açılmaz yani.

    YanıtlaSil
  4. Ortak bir sorun herhalde :D Sonunda benim gibi sende Darrow a çok sinirlendin mi?

    YanıtlaSil
  5. Hem tavsiyene hem de pegasus olmasına güvenerek alacağım :D

    YanıtlaSil
  6. Nurettin Turemis27 Nisan 2015 21:40

    Mayıs ayında internet üzerinden sipariş vereceğim, bir kaç gün önce bitmesin diye hemen diğer alacağım kitaplar ile birlikte sepete attım. Çok merak ediyorum

    YanıtlaSil